Sebebini öğrenmek için buradasın ve öğreneceksin de..
Bir gün reddit üzerinde genç bir kadın dert yanıyordu. Her şeyi doğru yaptığı halde neden sevdiği adam onu bırakmıştı. Çok üzgündü. Ben de nedenini anlattım. Bana, anlattığım şeyin onu rahatlattığını söyledi.
Bu yazıyı yazmamın tek nedeni o genç kızın içini rahatlatmış olmamdır.
Sevdiğimizde korkmaya başlarız. Korku, sevdiğimizin başına kötü bir şey gelmesi ihtimali kaynaklıdır. Ne kadar çok seversek o kadar çok endişelenmeye başlarız.
Senin durumun da aynı, seni bırakanın da durumu aynı.
Oyun hep aynı. Kiminle oynarsan oyna “daha fazla bağlandıkça” endişen de artacaktır. Kankaların bu kadar yaygın olmasının yegane sebebi, bağlanma endişesi taşımadan duygu transferi yapabilmek ve susuzluğu giderebilmektir.
Seni bırakanın ilerde bir başkası için bu korkusunun üstesinden geleceğini düşünebilirsin. Bu seni çok üzer. O yüzden sana ne olacağını açıklayacağım ve sen de taşların yerine oturmasıyla birlikte rahat bir nefes alabilirsin.
Bilmeni isterim ki ilerde “onun iyi bir ilişkiye kavuşmasını istememek” ile “senin iyi bir ilişkiye kavuşmanı” istemen arasında dağlar kadar fark vardır.
Lütfen kalbini doğrult ve saçma bir şekilde kötü hayat yaşama..
Şimdi okuyacaklarını anlayabilmek için mevcut durumu tekrar hatırlamalısın. Çünkü inancını sarsacağım. Lütfen bunun yalnızca bir yazı olduğunu ve senin karakterine, kararlarına etki edebilmesinin mümkün olmadığını hatırla..
Sana Allah’ın gücünün yetmeyeceği bir şey anlatacağım..
Günlerden bir gün Yusuf zindanda yalnız başına beklerken, zindan arkadaşları gelmiş. Arkadaşları Yusuf’a bir rüya anlatmış ve yorumunu istemişler. Yusuf onlara bunu yapacağını söylemiş ve ardından eklemiş..
…tek ve kahhar olan Allah mı iyidir yoksa pek çok efendiye bağlı olmak mı?
Eğer günlük hayatında biriyle karşılaşsaydın ve sana kendi inandığı dini anlatsaydı nasıl bir tutum sergilemesini beklerdin? Merhametli ve bağışlayıcı bir tanrı mı anlatırdı; yoksa tek ve kahredici bir tanrı mı anlatırdı?
Yusuf’un neden bunu söylediğini seninle paylaşacağım ve sen de Allah’ın nasıl olur da tek ve kahredici olmasının feci güzel bir garanti olduğunu anlayacaksın. Evet bu çok şık bir ahlak ve senin de içine su serpecek..
Kuran’da pek çok yerde Allah’ın isimlerini görürsün. Bunlar ikişerli olarak hayat bulurlar. Örneğin görendir, işitendir veya azizdir, hakimdir gibi…
Şimdi ikişerli bu isimleri birinin diğerinin kaynağı olarak görmeyi öğrenmelisin. Yani görendir, işitendir değil; görerek işitendir gibi.. Sonra da tek ve kahredici oluşunu yeniden ele almalısın: tek olarak kahredicidir.
Ee, yani ne olmuş?
Çok bir şey oldu. Görebilmek için Allah’ın bu isimlerini kendi üzerindeki kullanımlarını test edelim.. Mesela görerek, işitensin ve “laf değil, çaba görmek” istiyorsun değil mi?
Peki tek ve kahredici oluşunu nasıl kendi üzerinde görebilirsin?
Bunun için nasıl kahrolduğunu hatırlamalısın. Senin şimdi burada bu satırları okuma nedenin, onun yaptığı şeyin seni kahrediyor olmasıydı. Allah da tek olduğu için kahredecek; bu kahrolma sürecinin seninkiyle aynı olduğunu aklında tut.. Tek oluşunun getirdiği sonuç, onu buna sürükleyecektir.
Seni rahatlatabilecek tek şey: yapılanın düzeltilmesi.
Bir özür mü? Hayır, elbette değil. Kırılan A ise, yerine konacak olan da (en azından) tam bir A olmak zorundadır. Aksi durumda ne mi olur? Mesela yalvarmalar veya umrumda değiller ne ile sonuçlanır:
Allah, tek ve kahhardır.
Tek bir yol, yöntem sunar. Şu anda çektiğin ızdırap; Allah’a verdiğin borçtur. Allah, seni haksız yere terk eden kişinin yaptığını düzeltebilmesi için ihtiyacı olan zaman aralığını borçlanmaktadır.
Öyle ya “hemen karşılığını verecek olsaydı” hiçbirimiz burada barınamazdık. Peki bu süre ne kadar? Bilmiyorum..
Gelelim ilerde sana ve sana bunu yapana ne olacağına.. Eğer Allah senin kalbindeki yeri bir başkası ile dolduracak olursa; işte o zaman karşıdaki kişinin artık hiçbir çıkış yolu kalmayacaktır.
Hiçbir insan kendine yalan söyleyemez.
Sen bakarsın ve karşındaki kişinin taktığı altınlardan çıkarım yaparak, onun çok zengin olduğuna inanırsın. Lakin hiçkimse altın kaplamaları takınıp kendinin zengin olduğuna inanamaz.
O kadar ki eğlenen ve mutlu olan insanlar gör, cilve sesleri ve flört edaları seni üzmesin.. Sahte altına bakıyorun.
Nereden mi biliyorum?
Çünkü Allah, tek ve kahhardır. Sanıyor musun ki; çirkinliklerin içerisinden kalp yatıştıracak aşk hikayeleri çıkabilir? Yahut sana yapılan unutulabilir de boş verilir?
Sen unutursun ve unutacaksın da..
Ancak yapan için ancak şunu söyleyebilirim: “…onlar oradan çıkarılacak değillerdir…” veya “…onlar orada ebedi kalacaktır…”
Lütfen unutma, aradığın şey bir cevap veya bilgi değil.. Sen bir eş arıyorsun ve oyunun kuralı her zaman aynı.. Oyunda, her ikinizin de, korkuların ve kuşkuların karşısında kendisinden vazgeçmesi gerekecek..
Çünkü hiç kimse bir başkasından bütünüyle emin olamaz.
Peki Allah’ın yapamayacağı şey nedir?
Allah, bir insanın iradesini değiştirip sana dönmesini sağlayamaz. Çünkü eğer bunu yaparsa, sular durulduktan sonra sorular ortaya çıkar:
- Allah’ım, eğer sen müdahale etmeseydin ben tercih edilmeyecek miydim?
- Allah’ım eğer sen o insanı süründürdün ve bana geri döndü. Benim değerim eziyetle mi anlaşılıyor?
- Allah’ım eğer sen cehennemi yaratmasaydın, ben istenmeyecek miydim?
Lütfen son olarak şu cümleleri iyice düşün olur mu?
